dönemin benim adıma özeti;bir yanda okulu uzatmış olmanın verdiği stres,aldığım sayısal derslerin ve kayıttı,harçtı,kiraydı,faturaydı vs. ödemenin stresi;öte yandan haftanın üç saati bütün bunları bir kenara bırakabilmemi sağlayan eğlenceli bir ders: sced 487… Ve ayrıca dönem boyunca bana her konuda yardımcı olan dünyalar tatlısı sevgilim…
acık konusmak gerekirse hem eğlenmek hem öğrenmek adına oyunların hepsi cok güzeldi ve ileride iş yaşantımda bana cok etkili bir geri dönüt sağlayacagı düşüncesindeyim. Zaten ders almanın amacı,bana göre, hem akademik anlamda hem de pratik olarak bilgi birikimimize katkıda bulunmak değil mi? Dolayısıyla bu dersin bu iki amacı da fazlasıyla gerçekleştirdiği düşüncesindeyim.Ezbere dayanan eğitim sistemimizde bu dersi alanlar olarak “şanslı kısımda” olduğumuzu fazlasıyla hissediyorum.
bu dersi paylaştığım bütün arkadaslarıma ve İnanç Hocama kişisel gelişimimize bulundukları katkılardan dolayı cok teşekkür ediyorum…Başka derslerde görüşmek üzere…
NOT:Grup arkadaşlarıma da ayrıca teşekkür ediyorum. Hepiniz gercekten cok orjinal tiplersiniz:))
özet…
May 31, 2007şaşırmadım!!!
May 24, 2007başlık, ilk okunduğunda olumsuz bir durum için kulllanılıyor izlenimi verebilir fakat başlığı son derece olumlu bir izlenim için kullandığımı belirtmem gerek herhal!! geçen haftaki derste oyunlara(proje sunumlarına) geçeceğimizi biliyordum. buna ek olarak çok eğlenceli ve de eğitim açısından son derece kullanışlı oyunlar oynanacağınıda biliyordum, çünkü;dönem boyunca derslerde arkadaşların yorumları ve analizleri güzel oyunların “projelerin” habercisiydi. projelerini sunan arkadaşlara çok teşekkür ederim..
geçen hafta herşey iyi güzeldi ama son gruba elimizde olan ve de olmayan nedenlerden dolayı biraz haksızlık ettik galiba. elimizde olan nedenler; kuzeyde biraz daha yakın durup arkadaşlarımızı anlamak için biraz daha çaba sarfedebilirdik(oyuna katılmadım ama katılan arkadaşlar için söylüyorum). elimizde olmayan nedenler; sınıftan çıkıp kuzeye gitmek konsantrasyonumuzu ister istemez olumsuz etkiledi..ayrıca dersin sonlarına geldiğimizden az da olsa yorgunluk vardı..ama yinede herşey çok güzeldi..
27 NISAN…
May 10, 2007Son derste önceden kararlaştırdığımız üzere oyun taslakları üzerine konuşacaktık,fakat taslakları tam istenilen şekilde size veremediğimiz için buna dair bir şey yapamadık. Tabi öğrencinin en çok sevdiği şeydir dersten kaytarmak:) o nedenle ders yapılmamasına kimsenin itirazı olmadı ve agaç kafede oyun oynadık Ama keşke taslakları size teslim etmesek bile sözlü olarak biraz daha, sınıf çapında ve grup bazlı zorlandığımız noktalara dair konuşabilseydik iyi olurdu diye düşünüyorum. Çünkü dönemin bitmesine de az kaldı,sizi hafta da bir kere gördüğümüz de göz önünde bulundurulursa sizden alabileceğimiz maksimum dönüt bizler için cok önemli iyi bir proje verebilmek açısından…
Velhasıl kelam genel olarak yine zevkli bir dersti. Özellikle dısarıda oynadıgımız agac, sincap oyununu ben cok eglenceli buldum. İlla eğitimsel bir amacı olacak değil ya yarım saatliğine de olsa cocuk olmak güzel şey…Bir de tabi bahcedeki tahtaverelli kıvamındaki şeyler cok eglenceliydi ya…Bu hafta kesinlikle bir daha binmek lazım:)
vallahi ben de anlamadım!!
April 26, 2007haftalardır bu köşede yazı yazmaya çalışıyorum…bazen saatler harcıyorum bilgisayar başında 1 paragraf yazı yazmak için..çoğu zaman, yazıya başlayamadığım için yazmak işkence gibi geliyor..ama yinede yazmak istiyorum..anlamadığım nokta da bu zaten!!! 7 yıllık üniversite tecrübeme dayanarak söylüyorum; dersten kalma veya F alma kaygısı olmayan biri olduğumdan dolayı normalde yazmazdım bu yazıları..ama yinede yazmaya çalışıyorum???
TAM GAZ DEVAM…::)
April 19, 2007Üniversite hayatımda bazen isteyerek bazen de elimde olmayan nedenlerden dolayı bir çok dersi ektim. Derslere gitmediğim için çoğu zaman sucluluk duyar,pişman olurdum. İlk defa geçen hafta dersi ektiğim için kendimi çok şanslı ve mutlu hissettim.Nedenine gelince yedi haftadır çok eğlenceli ve dolu dolu geçen ders, adeta bu mutluluktan intikam alırcasına gergin ve huzursuz geçmiş ve şükür ki ben o saatlerde uyuyordum:) Bu haftaki derse ise İnanç Hoca’nın müthiş birikimi ve iletişim becerileri damgasını vurdu. Adeta hiçbir şey olmamış gibi bıraktığımız yerden devam ettik. Artık bu gazla 3-4 hafta daha sorun yaşamadan götüreceğimize inanıyorum:)
gruplar
April 5, 2007bir çocuk bulutlara çıkardı
gördüğü düşün kanadıyla
saçlarında bir yaz yağmuruydu
ellerinde nergis kokusu
dünya inan ki bildiğin gibi değil çocuk
bir dümensiz sandal,belki oyuncak bir kayık…
bu hafta açıkcası dersin, gruplar oluşturulurken kaosa dönüştüğünü düşünüyorum..bu kaos ortamında oluşturulan grupların pek verimli olacağını sanmıyorum,şöyle ki: yapacağımız projeler yoğun bir şekilde yaratıcılığa ve beyin fırtınasına yönelik,fakat gerek oluşturulan grupların insanların içine sinmemesi gerekse de proje için insanların biraraya gelmekte zorlanması(farklı bölümlerde olanların programlarının birbirine uymaması vs. gibi nedenlerden) bana göre üretkenliğin sınırlanmasına yol açtı.
bu nedenle yarınki derste bu konunun tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum..
March 29, 2007
Mezun olup öğretmenlik yapmaya başladığımda ilk işim 23 Mart’ta oynadığımız taklit oyununu oynatmak. Bu sayede sorumluluk alabilen,liderlik özelliklerini taşıyan öğrencileri,oluşturacağım gruplara dengeli bir şekilde dağıtacağım.Sonra da eğitim ve öğretim sürecinde grupların gerek kendi aralarında gerekse de benimle olan etkileşimleri sayesinde,bütün öğrencilerin sorumluluk duygularını geliştirmeyi düşünüyorum.
Ayrıca yetenek konusunda Özlem’in düşüncelerine şiddetle katılıyor ve okumanızı tavsiye ediyorum,sevgili öğretmen adayı arkadaşlarım…
“ÖZ”E DAİR BİRKAC CÜMLE…
March 15, 20079 Mart Cuma günkü dersimiz “öz” tartısmasıyla baslayıp,ekip calısmasına vurgu yapan benzer üc oyunla devam etti.Her zaman oldugu gibi dersi,oyunların analizleriyle bitirdik.
Bu yazımda oyun analizlerinden bahsetmek yerine dersin basında konusmus oldugumuz “öz” kavramının bende uyandırdıkları hakkında birseyler yazmak istiyorum.
“Öz” kavramı, var-olan’ın varlık amacına ve olma nedenine tekabül eden bir kavramdır.Nedenler ve amaclar arasında en temel olandır “öz”.Bu yönüyle nesnelligi ve saflıgı gerektirir.Sorun da burda baslar zaten!”Öz”, özü itibariyle nesnelligi ve saflıgı gerektirirken,insan bilincinin ürünü olmasından dolayı nesnellik ve saflık özelliklerini hicbir zaman tam olarak barındırmaz.İnsan,yeterli cesaret ve nesnellikle kendi davranıslarının ve duygularının özüne inebilir ancak!
Öte yandan ” öz “, insan bilincinin ürünü olan bir kavram oldugundan,dısarıya yöneliktir.Yani bir yönü oldugundan,her “öz” tanımının da kendi icinde ayrı bir özü,kaynagı vardır.
Sonuc olarak,”öz” insan merkezli ve dogaya yönelik oldugundan vektöreldir,yani görecelidir.
NOT: Ögretmenlik mesleginin özü,bana göre,”ögrenmek”tir.
2 MART’DA DÖRT OYUN
March 8, 2007 2 Mart Cuma günü gerçekleştirmiş olduğumuz derse dair yorumuma,Inanç Hocama ve arkadaslarıma;verimli,eglenceli ve heyacanlı bir ders isledigimiz icin tesekkür ederek baslamak istiyorum.Verimli cünkü;Sced 487 dersi akademik acıdan faydasının yanı sıra, belki de cogu ögrencinin sıkıntısı olan teorinin pratige dönüştürülememesi olgusunu kırarak oyun ve oyun analizleriyle dersi hem akıcı hem de daha akılda kalır bir hale getiriyor.Eglenceli çünkü;makalelere bogulmak yerine oynadıgımız oyunlar dersi müthis zevkli hale getiriyor!Heyecanlı çünkü;gerek oyun analizlerinden gerekse diger tartısmalardan ortaya cıkan yorumların kalitesi,ülke gencliginden umudunu kesmis biri olarak beni ister istemez heyecanlandırdı.
Derse dair genel izlenimlerim ve duygularım yukarıda yazdıklarımla sınırlı degil.Dersin icerigine ve oyunların vermek istedigi mesajlara dair birseyler söylemem gerekirse “Vampir” ve “Yerden Yüksekte” dısındaki iki oyunun teması-Inanc Hocanın deyisiyle özü-iletisimdi.”Vampir” oyunu bize gerilim duygusu,iktidar ve iktidarı cagrıstırıyordu.Fakat bana göre “Yerden Yüksekte” sadece bir oyundu;eglenceli oldugu bir gercek fakat egitim acısından cok faydalı bir noktada durdugunu söyleyemeyecegim.
Oyunlar üzerine derste yeterince konustugumuz ve analiz yaptıgımız kanısındayım.Eger konuyu egitim acısından ele alırsak; oynadıgımız oyunları,”olusturmacı”(constructivist) egitim anlayısına dayalı programlarda kullanmanın faydalı olacagı kanısındayım.Biraz daha özele inersek ” deneyim” kelimesinin farklı anlamlarını birbirimize anlatarak oynadıgımız oyunu ve sırtlarımıza şekiller cizerek tahminler yürüttügümüz oyunu “iletisim” üzerine egitim veren programlarda;ayrıca her iki oyun sosyal bilimler alanında önyargı ve algı farklılıkları üzerine verilen derslerde kullanılabilir.
Sonuc olarak Sced 487 dersi “egitim ve ögretim” olgusunun sadece teoriden ibaret olmadıgını,bir konunun farklı bakıs acılarından hem derinlemesine hem de eglenceli bir sekilde anlatılabilecegini tüm bunların yanı sıra bizlere yani ” ögretmen adaylarına” gelecekte yapacak oldugumuz ve belki de cogumuzun kafasında olan ” nasıl iyi bir ögretmen olurum” ya da ” derste cocukların dikkatini nasıl toplarım” sorularına karsı güzel bir örnek teşekkül ettigi ve bize planlarımıza dair öngörü kazandırdıgı icin hem faydalı hem de cok eglenceli bir ders…
Hello world!
March 6, 2007Welcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!